Özet: Bu karar, alacağın likitliği kavramına odaklanarak, borçlunun belirlenebilir bir borç için icra inkar tazminatından sorumlu tutulması gerektiğini vurgulamaktadır.
- Ana Mesele:
- Alacağın likitliği, borçlunun borç tutarını kendisi belirleyebilecek durumda olup olmadığını ifade eder. Bu durumda alacak, likit kabul edilir ve borçlu itirazında haksız bulunursa icra inkar tazminatına hükmedilir.
- Somut Olay:
- Davacı, davalıya fatura karşılığı asfalt malzemesi satmış ve davalı, bedelin bir kısmını ödediğini, bir kısmı için iade faturası düzenlediğini iddia etmiştir. Yerel mahkeme, alacağı likit bulmayarak icra inkar tazminatını reddetmiştir.
- Kararın Hukuki Değerlendirmesi:
- Yargıtay, davalının malzeme bedelini ticari bilgi ve belgelerine dayanarak belirleyebileceğini ifade ederek, alacağın likit olduğuna ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğine karar vermiştir.
- Sonuç:
- Yerel mahkeme kararı bozulmuş ve alacağın likitliği kabul edilmiştir. Bu karar, icra takiplerinde alacak ve borç kavramlarının ticari hayatta nasıl değerlendirileceği konusunda emsal teşkil etmektedir.
Detaylı Değerlendirme:
- Alacağın Likitliği Kavramı:
- Yargıtay, likit alacağın belirlenebilir, hesaplanabilir, sabit miktarlı alacak olduğunu vurgulamış, faturaya dayalı alacakların genellikle bu nitelikte olduğunu belirtmiştir.
- İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi:
- İcra takibini haksız yere durduran borçlu, alacaklının zararını karşılamak amacıyla bu tazminata mahkum edilebilir.
- Emsal Niteliği:
- Ticari uyuşmazlıklarda tarafların basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü, borçlunun borç tutarını tespit edebilmesi gerektiği gibi ilkeler bakımından yol gösterici niteliktedir.
Kararın tamamına buradan ulaşmak mümkündür.