Özet: Bu karar, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile tapu iptali ve tescil talebine ilişkin davada, bakım borçlusunun bakım alacaklısını öldürmesi nedeniyle sözleşmenin ifasının imkânsız hale geldiği durumları değerlendirmektedir. Karar, Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde incelenmiş ve taraflar arasındaki uyuşmazlık onama ile sonuçlanmıştır.
- Ana Mesele:
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin taraflarından biri olan davalının murisi ile davacının eylemleri sonucunda sözleşmenin ifa edilemez hale gelmesinin hukuki etkileri.
- Kararın Hukuki Değerlendirmesi:
- Sonraki Kusurlu İmkânsızlık: Bakım alacaklısının bakım borçlusu tarafından öldürülmesi nedeniyle sözleşme konusu borcun imkânsız hale geldiği ve TBK’nın 136. maddesi gereği borcun sona erdiği belirtilmiştir.
- Hak Düşürücü Süre: Davacının, bakım alacaklısının ölüm tarihinden itibaren 1 yıl içinde TBK’nın 618. maddesine göre sözleşmenin feshi talebinde bulunmaması nedeniyle hak düşürücü sürenin geçtiği ifade edilmiştir.
- Davacının Hakkı: Bakım sözleşmesinin ifasının mümkün olmadığı hallerde davacının taşınmazların iptali ve kendi adına tescilini talep etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilmiştir.
- Sonuç ve Emsal Niteliği:
- Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, ölünceye kadar bakma sözleşmesinde ifa imkânsızlığının sonuçlarını açıklığa kavuşturmuş ve bu konuda emsal teşkil edecek bir karar vermiştir.
Detaylı Değerlendirme:
- Usul Hukuku Açısından:
- Temyiz incelemesi, tarafların iddiaları ve ileri sürdükleri deliller çerçevesinde yapılmış; karar, usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
- Maddi Hukuk Açısından:
- Sözleşmenin ifasının kusurlu bir şekilde imkânsız hale gelmesi, bakım borçlusunun yükümlülüklerini sona erdirmiştir. Ancak davacının bu durumdan yararlanarak taşınmaz tescili talebinde bulunmasının hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir.
Kararın Tamamına Yargıtay Karar Arama sitesinden ulaşmak mümkündür.
Son Söz: Bu karar, ölünceye kadar bakma sözleşmeleriyle ilgili ifa imkânsızlığının ve tarafların sorumluluklarının değerlendirilmesi açısından önemli bir emsal niteliğindedir.